Öp Beni, Öldür Beni

Öp Beni, Öldür Beni

.

.

      Bir insanın, ister işle ister aşkla ilgili olsun, her zaman yaptığı şeyleri yapması engellenirse neler olabilir acaba diyen sürrealist bir film; öp beni, öldür beni…

     Tesadüf eseri izleyip beğendiğim bir kore filmi. Oldum olası sınırdaki insanların aşklarının olduğu filmleri sevmişimdir zaten. Bu filmin başrol oyuncularının performanslarının da çok iyi olduğunu eklemeliyim.  Kang Hye Jung izlediğim Koreli bayan oyuncuların en iyilerinden biriydi.

.

.

.

.

Mükemmel Sevgili – Bir yapay zeka gerçekten sevebilir mi?

Mükemmel Sevgili – Bir yapay zeka gerçekten sevebilir mi?

      Bugün bitirdiğim Japon draması Mükemmel Sevgili, orijinal ismiyle Zettai Kareshi’den kısaca bahsetmek istiyorum. Biraz önce nette resim ararken çeşitli bloglarda diziyle ilgili çok güzel yazılar olduğunu gördüm. Ben de fazla uzatmadan bir iki kelam edicem. Çünkü yazmak istediğim daha birçok şey var…

      Mükemmel Sevgili, bir Japon mangasından televizyona uyarlanmış . Konusuna gelince; aşırı iyi niyetli ve sevecen Izawa Riiko’nun erkeklerden yana hiç şansı yoktur. Bir gün, bir bilim adamı ile karşılaşır. Bilim adamı ona “Mükemmel bir sevgili ister misin” diye sorar.  Her şeyi Riiko’nun  istediği şekilde programlanacak bir robot sevgiliye sahip olabilecektir. Riiko pek ciddiye almasa da kabul eder. Ve çok geçmeden mükemmel sevgilisi Naito, paket halinde evine teslim edilir. Ama bu durum Riiko’nun hayatını daha da karmaşık hale sokar. Çünkü bir robotu sevmesinin ve erkek arkadaş olarak kabul etmesinin imkanı yoktur.

      Peki ya bir yapay zeka, bir insanı  ne kadar çok sevebilir?

.

.

    Birkaç şey dışında diziyi güzel buldum. Dizide sürekli bir aşk üçgeni olması beni biraz rahatsız etti. Çünkü Soshi karakteri de oldukça hoş bir karakter. Belki üçüncü kişi biraz daha silik olsa daha iyi olurdu. Özellikle özel bölümde ona bile haksızlık oldu ya…

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

Hayami Mokomichi

.

.

.

.

.

      Asamoto Soshi rolündeki Mizushima Hiro, bu dizi sayesinde kapanış jeneriğini söyleyen bayan şarkıcıyla tanışıp evlenmiş.

.

Dizinin Kapanış Jeneriği

.

Aşk ve Gurur – Her hali mübah…

Aşk ve Gurur – Her hali mübah…

      Aşk ve Gurur… Periyod dramaları içerisinde en sevdiklerimden biri. Bu yazımda, kitabından ve çeşitli uyarlamalarından bahsetmek istiyorum çünkü Pride and Prejudice’ın, özellikle de Darcy karakterinin, suyunun suyu bile olsa mutlaka çok seviyorum. Kitapla başlayalım bakalım, önce sağdan soldan topladığım ansiklopedik bilgi:

.

      Aşk ve Gurur ( Pride and Prejudice – Gurur ve Önyargı) İngiliz yazar Jane Austen’in ikinci romanıdır. Jane Austen, en çok okunan ve  tanınan romanı olan Aşk ve Gurur’u 1796 ve 1797 yılları arasında kaleme almıştır . Roman ilk kez 1813 yılında yayınlanmış olup bu romanında yazar, yaşadığı dönemin toplumsal değer yargılarını, insan ilişkilerini kendine özgü mizahi bir üslupla anlatır. 

.

.

    Kitapta; orta sınıftan bir aileye mensup Elizabeth Bennett ile soylu ve varlıklı Fitzwilliam Darcy arasında geçen gerilimli bir aşk hikâyesi konu edilmektedir.  Çiftin aşkları, yaşadıkları 18. Yüzyıl İngiltere’sinin sosyal yapısının oluşturduğu fonda kimi zaman eğlenceli, kimi zaman trajik olaylarla birlikte anlatılır.

.

.

      Şimdi konuyu biraz dağıtıcam ama bunu yazmadan geçemem… Bende iki tane Aşk ve Gurur kitabı var. Birini eski kitaplar satan bir yerden almıştım. Diğerini de Migros’tan. Bendeki kitap eski ya… yenisini bulunca alıyım demiştim. O zaman çevirisi nasıl… iyi mi… kötü mü… aklımın ucundan bile geçmezdi. Sonuçta kitabı çevirenler profesyonel ya…

      Netten dizi, film vb takibi yapmaya başladıktan sonra altyazı sitelerini de öğrendim tabii ki, el mahkum. Paheli isimli bir film izliyorum ama altyazıda bir terslik olduğunu hissediyorum. Ben bu filmin İngilizce altyazısına da bir bakıyim dedim. Anaaam, film başka bir şey söylüyor Türkçe altyazı başka bir şey söylüyormuş meğer… O zamana kadar altyazıların kırmızı, yeşil vb şekilde derecelendirildiğine de hiç dikkat etmemişim. Böylece her isteyenin altyazı çevirip ekleyebildiğini öğrenmiş olmuştum. Diğer ülkelerin filmlerinin altyazıları iyi oluyor galiba ama Hint filmlerinin altyazılarında dikkatli olmak gerekiyor. Tabi eğer izlediğiniz şeyi doğru anlamak istiyorsanız… Gerçi Hint filmi sitelerini de takip ettiğim için biliyorum, Hint filmleri fazla çevirilmediği için çeviri için çok uğraşıyorlar. Bu konuyu şimdi burada kapatayım ama daha sonra altyazılarla ilgili de bir şeyler yazayım bari.  Neyse buraya nereden gelmiştim… ha… kitaptan gelmiştim.

    İkizler burcu olmak böyle bir şey maalesef. Mesela vikipediye bir kişiye bakıcam diye girilir,  o kişinin sayfasına daha doğru dürüst bakmadan oradaki her bağlantı merak edilir. Ve o bağlantılara bakılır. Onlardan da başka sayfalara geçilir. Sonunda aradığın şeyden çoook çoook başka şeylere bakarken buluverirsin kendini. Bu şekilde beş dakikalık iş olur bir saat.

.
Photobucket Photobucket

      Yazının neredeyse yarısında bahsettiğim kitaplar bunlar bu arada.İlk kez biraz önce elime aldığımda çevirileri nasıl acaba diye aklımdan geçti… Artık kitap alırken hangi yayın evinin olduğuna da dikkat etmeliyim. İkincinin kapağındakiler bile İngilizden çok Fransız kadınlarına benziyor.

    Şimdilik bu kadar. Aşk ve Gurur uyarlamalarından da sonraki yazımda bahsederim.

Büyük Umutlar

Büyük Umutlar

Great Expectations (2012)

.

.

      Büyük Umutlar Charles Dickens’ın romanından uyarlanmış bir mini dizi. Daha önce de defalarca uyarlaması yapılmış bu eserin. Romanda Pip adlı karakterin hayatı anlatılmaktadır ve oldukça ilginç karakterler vardır. An itibariyle henüz  üç bölümü yayınlanmış. Online izlemek isteyenler aşağıdaki linkten izleyebilirler.

http://www.dizimag.com/great-expectations_hd-izle.html

.

.

.

.

* * *

.

      Lise yıllarımda, (normalde pek izlemediğimiz) bir kanalda, akşam üzeri saat 6 ya da 7 gibi, Antony Hopkins’li 1989 yapımı mini dizi versiyonunu izlemiştim Büyük Umutların.  Charles Dickens’tan  bu sayede haberdar olmuşumdur. O zaman Antony Hopkins’in kim olduğunu falan bilmiyordum tabi. Ama dizide onu görmüştüm ve  bazı popüler filmlerden tanıdık gelmişti, böylece diziyi izlemeye başlamıştım. Bir de tv’deki diğer programlardan farklı olduğu için… Kız kardeşim ile birlikte Pip’in Bayan Havisham’ın evine gidip, yaşlı kadının elini kendi kalbinin üzerine koyup; “Bu ne biliyor musun? Kalbim… ve kırık… ” dediği, bir de Pip’in Bayan Havisham’a, Estella’nın kendisi için ne anlama geldiğini anlattığı sahneyi (yanılıyor da olabilirim ama kitapta bu sahne yoktu diye hatırlıyorum ) çoook beğenmiştik. 89 versiyonunu önceden aramış ama bulamamıştım malesef. BBC’nin yapımları genelde güzel oluyor. Umarım 2012 versiyonu da güzeldir.

.

.

.

.

* * *

.

      Üniversitedeyken de 1998 yapımı modern versiyonunu izlemiştim. O da… farklıydı… ama güzeldi bence. Filmin soundtracki de harikadır.

.

.

.

.

.

.

Senden vazgeçemem – Semiramis Pekkan

Senden vazgeçemem – Semiramis Pekkan

.

Eski olsun,  yeni olsun, yerli olsun,yabancı olsun…  Bana hitap eden her müziği seviyorum.

.

.

Yok yok diyemem, darılıp gidemem

Senden vazgeçemem, vazgeçemem ben


 Başka bir sevgili sevemem, istemem

Senden vazgeçemem, vazgeçemem ben


 Kapıldım aşkın seline, razıyım bütün her şeye

Esirin oldum bir kere sevgilim diye


Bir sevda oldun gözümde, dilimdesin her sözümde

Ilık nefesin bir alev seven gönlümde


 Başka bir sevgili sevemem, istemem

Senden vazgeçemem, vazgeçemem ben



Söz: Bülent Pozan

Müzik: Selmi Andak

Seslendiren: Semiramis Pekkan