Kendimden bahsetmek, pek becerebildiğim bir şey değil ama yapmaya çalışıcam. Oldum olası sinemayı, film izlemeyi çok sevmişimdir. Sevdiğim filmlerin tarzı ise sürekli değişir… Bir dönem, daha çok ilk gençlik yıllarımda, popüler filmleri severdim… sonra orijinal hikayeleri olan filmler ilgimi çekmeye başladı. Zaman ilerledikçe anlattığı şey çok orijinal olmasa da meramını iyi anlatabilen filmler de izleme listeme eklendi. Romantik filmleri de severdim ama çok ilgimi çekmezlerdi ta ki… 2005 yapımı Pride and Prejudice’ı izleyene kadar… böylece dönem filmlerine karşı olan ilgim de başlamış oldu. Bilgisayarla üniversitede tanışmış bir neslin üyesi olarak kardeşim sayesinde interneti falan da keşfedince period dramalarına da ulaşmış oldum nihayet… Çocukluğumda, yaz tatillerinde annemle birlikte çok Hint filmi izlemişliğim vardır. Ancak Hint filmlerine merak sarmam Slumdog Milyoner’i izlemem sonucu 5 ya da 6 yıl önce yerel bir kanalda, gündüz vakti bir kısmını gördüğüm Devdas’ı (tabi adını falan bilmiyordum ama neyse ki ünlü bir filmmiş ve maar dala şarkısını da tvde bir programda görmüştüm) aramaya karar vermem sonucu oldu. Artık Hint filmlerini de seviyorum ama özellikle Shahrukh Khan filmlerini çooooooook seviyorum. Son zamanlarda ise netteki kore salgını bana da bulaştı. Blogları falan gördüm. Burcum gereği biraz maymun iştahlı olduğum için ben de hevesledim. Bakalım bu hevesim ne kadar sürecek…
Sizlerde içinizden gelen ne varsa yazın lütfen. Bloğuma hoş geldiniz.